Yorum: “Türkiye hem S-400’leri kullanamayacak hem de ABD’den yaptırım yiyecek”

Türkiye hariciyesinin son yıllarda sorunlara çözüm üretmekte zorluk çekmesi ve AKP iktidarının bir şekilde yanlış tercihler yapması nedeniyle “Türkiye hem S-400’leri kullanamayacak hem de ABD’den yaptırım yiyecek.”

Yukarıda parantez içine alınan ifade, dış politika alanında tam bir çöküş anlamına geliyor. “Türkiye’nin durumu çöküş değil en fazla sarsılma olarak değerlendirilebilir” diyenler olabilir ancak, şunu unutmamalıyız ki Türkiye dış politikası tarihte hiç olmadığı kadar iç politikaya entegre olmuş durumda. İç politikada yaşananları göz önünde bulundurunca karar verme noktalarını işgal edenlerin pek de “makul” kararlar alacak yeterlilikte olmadıkları ya da olamadıkları görülüyor.

İç politika üzerinden dış politika ya da tam tersini yapmak ne kadar mantıklı ancak Türkiye için oldukça kabul edilebilir olduğunu düşünüyorum. Son yıllarda yaşananlara göz ucuyla bakınca, “her şey olabilir” dememek içten bile değil.

Sadece ekonomide alınan kararların ülkeyi ne kadar “fakirleştirmiş” olduğunun farkına varılması gerekiyor. Ekonomiyi yöneten AKP aklı devletin her kademesinde kendine yer bulabildiğine göre “dış politika” neden bunun dışında kalsın ki?

ABD ile evli ancak Rusya ile de flörtleşmek isteyen Türkiye, içerisinde yer aldığı sistemin “tek evlilik” üzerine kurulu olduğunun farkında değil mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlenmeliyiz demesinin altında yatan nedenlerden biri de yeniden evlenmek, ancak Çin’in bile darbelere maruz kaldığı bu sistemde Türkiye ne yapabilir? Iki ülke arasında git gel yapmaktan, gönüllerini almak için cebinde para yokken bir şekilde çiçek almak dışında?

Giriş paragrafında belirttiğim gibi “Türkiye hem S-400’leri kullanamayacak hem de ABD’den yaptırım yiyecek.” Kesinlik addeden bir ifade olduğunun farkındayım ancak bana bunun dışında söylenen çözümlerin hiçbir mevcut yönetim tarafından kabul edilebilecek gibi değiller. Kabul etmemesinin sebebi “makul” olmaması değil, hükümetin son dönemde ekonomi, iç politika, yargı gibi hayati konularda almış olduğu kararlarla pek uyumlu olmaması. Aslında bunun daha kaba bir tabiri var…

2015 yılında Rus uçağının düşürülmesini hatırlayacaksınız. Türkiye, o olaydan sonra dile getirdiğim duruma benzer bir konuma düşmüştü. Türkiye, Rusya’nın uçağını düşürdüğü için Rusya’yla, Suriye başta olmak üzere birçok alanda “ortak bir nokta” bulamadığı için ABD ile oldukça sıkıntılı bir dönem geçirmişti.

Bütün bunları sıralayınca Türkiye vatandaşı olarak, olabileceklerden korkuyorum. Korkuyu bastırmamı sağlayacak hiçbir şey de yok. Aslında korkuyu dayanılmaz kılan, bunun bilincinde olmak.

Ender Kaplan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.