Yeni Delhi neden eyalet olmak istiyor?

Hindistan’ın başkenti Delhi’nin liderleri sıklıkla merkezi hükümet tarafından görevlerinden alınıyorlar.


Hindistan Anayasa Mahkemesi, 4 Temmuz’da yayımladığı kararla merkezi hükümete sert bir itirazda bulundu. Kararda hükümet tarafından atanan valiler de dahil, Delhi’nin içişlerine karışılmaması gerektiği belirtildi. Mahkemenin kararı, 3 yıldır giderek artan merkezi hükümet ve Delhi’nin görevden alınan seçilmiş liderleri arasındaki gerilimin de şimdilik sonu gibi görünüyor. Narendra Modi hükümeti ve Bharatiya Janata Parti (BJP)*, söz konusu liderleri görevden almak için polis, mahkemeler ve hükümet ofisleri dahil kritik öneme sahip kurumları manivela olarak kullanıyordu.  2015 yılından bu yana başkentin yönetiminde olan Aam Aadmi Parti*, mahkemenin verdiği karara rağmen hükümetten ”yerel yönetimin” otoritesini daha da artıracak tavizler vermesini talep ediyor.

Delhi neden sınırlı özerkliğin tadını çıkarmak yerine, Hindistan’ın 29 eyaleti ile aynı federal statüden yararlanmak istiyor?

Delhi’nin şehir politikalarıyla ilgili sorun, 1947 yılında Hindistan’ın bağımsızlığından hemen sonraya dayanıyor. Hindistan geneline bürokratlar yollayan idari merkez ve karışık yapısı nedeniyle oldukça hassas olan hükümet için en akıllıca karar, Delhi’ye Washington ya da Brasilia benzeri statü vermek yerine, Hindistan şartlarına uygun ”Ulusal Başkent Bölgesi” statüsü verilmesiydi. Söz konusu statü, Delhi’nin seçilmiş bir meclis ve başbakana sahip olmasını sağlıyordu. Ancak, Delhi şehir yönetimi oldukça önemli olan güvenlik, şehrin, polis ya da kamuoyunu kontrol etme yetkisine sahip olmayacaktı. Hindistan hükümeti tarafından atanan vali yardımcısı teoride Delhi’nin günlük işleyişine karışmayacak, sadece atanan şahsın ”Ulusal Hükümet’in yönetme erkinin kabulü olarak görüldüğünün sembolü olarak bulunacaktı. Yerleşik gerginliklerle birlikte sıkıntılı bir anlaşma olmasına ve Delhi’nin 1950’lerde 1,3 milyon olan nüfusunun bugün 20 milyon (çevre mahallelerde sayılırsa 26,5 milyon) civarına çıkmasına rağmen işler genellikle yolunda gitti.

Bu durum, çoğunlukla bir partinin hem ”merkez” hem de Delhi’de kontrolü sağlamasına yardımcı oldu.


BJP Tepkili

Ancak 2015 yılında yolsuzluk karşıtı söylemiyle dikkat çeken ve şans tanınmayan Aam Aadmi Partisi, Delhi yerel meclisinde 70 sandalyeden 67’sini beklenmeyen bir şekilde kazandı. O esnada, BJP de Hindistan genel seçimlerinde büyük bir zafer elde etti. Aam Aadmi yerel meclisteki zaferini ülke geneline yaymaya çalışırken, daha güçlü olan BJP ise zayıf rakibini henüz doğmuşken bastırmaya gayret etti. Delhi’ye atanmış Vali yardımcısı aracılığıyla, seçilmiş yerel hükümetin idari personelini kovarak ve kendisine yakın olanları işe alarak Aam Aadmi Partisinin yürütme gücünün olmadığı gösterilmeye çalışıldı. Anlaşmazlık sona erdiğinde geride kazananlar yerine her iki tarafın da kamuoyu desteğini düşürdü; Delhi’deki yurttaşların hayatını olumsuz etkileyen ilerlemeyen hükümet programları ve kronik hale gelmiş hava kirliliği gibi sorunlar daha da ağırlaştı.

Halkın öfkesi haziran ayında en üst noktaya çıkarken, merkezi hükümet tarafından atanan memurlar, Aam Aadmi Partisinin direktiflerini uygulamayı reddederek genel greve gittiler. 

Hindistan Anayasa Mahkemesinin kararı, Aam Aadmi için ahlaki bir zafer ancak BJP karara olan tepkisini hissettirmeye başladı bile. Sivil memurlar, yerel hükümetten emirlerine uymamakta ısrar ediyorlar. Kim bilir, belki yakında polis ve diğer kritik kurumlarda çalışanlar da onlara katılır. Aam Aadmi, yaşananlara karşı kamuoyunda baskı oluşturmak için kampanya başlatacağının sinyalini verdi. Bütün yaşananlardan sonra, Hindistan haritasının, bağımsızlıktan bu yana ortaya çıkan hareketlerin talepleri neticesinde yeniden şekillendiğine dair tartışmalar yaşanıyor. Nüfusu ve özel ihtiyaçları göz önünde bulundurulduğunda, Delhi’nin özerk yönetimi hak ettiğini söylemek yanlış olmaz. Delhi’de yaşayanlar, Hindistan’ın hiçbir şehrinde rastlanmayacak kadar çok farklılığa sahipler.

Belki de ”eyalet olma” çağrısının etrafında birleşemeyecekler.


  • Bharatiya Janata Parti (BJP) – Hindistan Halk Partisi. Hint milliyetçiliği ile ön plana çıkan BJP, son dönemde Hindistan’da özellikle Müslümanlara yönelik radikal Hindu saldırılarının artmasına siyasi ve dini söylemlerle temel oluşturmaktadır. BJP’li Devlet Başkanı Narendra Modi, haleflerine göre daha aktif bir siyasi ajandaya sahip. Hindistan’ın İsrail’i ziyaret eden ilk Devlet Başkanı olarak tarihe geçen Modi, gelenekçi ve teknolojinin ön planda olduğu söylemleriyle güçlü bir lider görüntüsü çiziyor.
  • Aam Aadmi Parti (AAP) – 2012 yılında ”Hindistan Yolsuzluğu Karşı” hareketinin siyasi parti hüvviyeti alan kolu tarafında kuruldu. 2015 yılından bu yana Delhi’nin yerel yönetiminde bulunmaktadır.

UYARI: İngilizce’den Türkçeye çeviri esnasında oluşabilecek yazım, anlatım ve noktalama bozuklukları/hatalarının düzeltilmesi için lütfen uyarıda bulununuz. 


Kaynak:

The Economist 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.