Suriye ordusu ve IŞİD’in ortak taktiği: Ekin yakma

Savaş bölgelerinde başarıyla uygulanan bir taktik, başkalarına da ilham kaynağı olabilir. 2016 yılında IŞİD’in primitif silahlı dronelar kullanması ve daha sonra pek çok örgütün de aynı taktığı benimsemesi söz konusu duruma örnek teşkil ediyor.

Ancak, son günlerde Irak ve Suriye’de şahit olduklarımız, terör taktikleri kullanarak yıldırmaya yönelik eylemleri sadece örgütlerin değil, devletlerin de kopyaladığını görme fırsatı sağladı.

IŞİD, terör örgütleri içerisinde yeniliğe ne kadar açık bir örgüt olduğunu Suriye ve Irak’ta defalarca gösterdi. Hilafet ilan ettikleri günden Bağhuz’da tutundukları son toprak parçası başlarına yıkılana kadar da bunu sürdürdüler.

Bağhuz sonrası uzun bir aradan sonra ilk defa görüntülü mesaj yayınlayan Bağdadi, “yeni savaş taktiklerinden” ve “savaşın düşmanların kalbine götürülmesinden” bahsetti. Bağdadi’nin bahsettiği yeni savaş taktiklerinin ne olduğunu çok kısa bir süre önce görmüş olduk. IŞİD militanları, Irak ve Suriye’de mücadele ettikleri güçlere bağlantılı kişilere ait “ekinleri” ateşe vermeye başladılar. Eylemlerini de el-NABA adlı propaganda dergilerinde, kime ait olduğu ve bağlantıları gibi detaylı bilgilerle kamuoyuna sundular. IŞİD’e göre yüzlerce hektarlık alanı yakmayı başardılar. Tabiî, yakılan ekinleri buğday ve arpa oluşturduğu bilgisini özellikle altını çiziyorlar. Her iki ülkedeki eylemlerini basitçe düşmana zarar vermek olarak değerlendiriyorlar.

Irak’ta Kerkük, Ninova, Diyala ve Selahaddin ile Suriye’de Haseke’de bulunan bazı ekin alanlarını yakan IŞİD mensupları, eylemlerini arkasındaki motivasyonu söyle açıklıyorlar: “Öyle görünüyor ki bu yaz oldukça sıcak geçecek. Rafıziler Müslümanları yaktıkları müddetçe onların da hem cepleri hem de kalpleri ile akılları yanacak.”

Açıkça bir yıldırma taktığı olduğu anlaşılan ekin yakma, IŞİD’in uzun soluklu eylemlerinden birisinin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Sadece ekin değil, başka hayati maddeyi bir şekilde kullanılamaz hale getirebilirler.

IŞİD pratiğini eyleme geçiren ülke ise söz konusu örgütle kanlı çatışmalar yaşamış Suriye Devleti’nden başkası değil.

Herkesin malumu olan İdlib ve Hama’da Suriye ordusu ile muhalifler arasında yaşanan ağır çatışmalarda su ana kadar 500’den fazla kişi hayatını kaybetti. Bu sayının içinde militan ve askerler bulunmuyor. 80 bin civarında insan evlerini terk ederek Türkiye sınırına doğru yığılmış durumdalar. Rusya’nın da desteği ile Suriye ordusu amansız bir şekilde İdlib ve Hama’nın güneyini bombalıyor.

2011 yılından bu yana Suriye ordusu ya da diğer tarafların sivil yerleşim alanlarına ne kadar duyarlı oldukları hayatlarını kaybeden sivil kayıpları bizlere gösteriyor. Pek çok yardım kuruluşu, 300 bin civarında sivilin ölümüne neden olan iç savaşta, söz konusu ölümlerin yüzde 90’ndan fazlasında Suriye ordusunu sorumlu tutuyorlar.

Suriye’nin geniş bir alanında yeniden kontrol sağlayan Suriye ordusu, İdlib ve Hama’nın güneyini yeni hedef olarak belirledi ve yukarıda da değindiğim gibi operasyona başladı. Bu operasyon esnasında sadece siviller değil, ekinler de bilinçli bir şekilde hedef alındı. Bereketli topraklara sahip İdlib, muhaliflerin kontrolündeki alanlara sığınmış insanların yiyecek ihtiyacının önemli bir kısmını oluşturuyor. Bu durumu göz önünde bulundurunca ekinlerin neden hedef alındığını anlamış oluyoruz.

Suriye ordusu ve Rusya, misket bombaları (demet) ile geniş alanlara yayılan yangınlar çıkarmak suretiyle ekinlere bilinçli bir şekilde zarar veriyor. IŞİD’in taktiklerini benimseyen Suriye ordusu, radikallere karşı savaştığını argümanını Ortadoğu’nun en kanlı örgütlerinden birinden taktik devşirerek gerçekleştirmeye çalışıyor.


İdlib ve Hama’ya yönelik operasyonlar esnasında ele geçirilen bir kasabada konuşan Suriye ordusu mensubu, “Suriyelileri evlerinin enkazına gömeceğiz” demişti. Suriye ordusunda önce belki açlık öldürür.  (Mugayir)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.