Madımak: Katliam mı yoksa acı olay mı?

Tarihte yaşanan olaylara verilen tepkiler, anmak ya da kutlamak için kullanılan kelimeler, bir kişi ya da oluşumun siyasi ve sosyal yaşantısı hakkında çok fazla bilgi verebilir.

2 Temmuz 1993’te Anadolu’nun uzun bir zaman dilimi boyunca farklı kültür ve dinler ev sahipliği yapmış şehirlerinden Sivas’ta meydana gelen “olay”, Cumhuriyet kurulduğu günden beri Türkiye tarihinde yaşanan en büyük katliamlardan biri olarak kabul ediliyor. Tabiî, şunu da eklemeden geçemeyiz, bazıları için 1993 yılında yaşananlar katliamdan çok, hayatını kaybedenler tarafından başlatılan bir “kışkırtma” eylemi olarak ifade ediliyor.

Madımak otelinde Pir Sultan Abdal etkinlikleri için bir araya gelen Alevi inancına mensup isimlere yönelik katliam, Türkiye’de 6-7 Eylül ve dünyada Kristalnach olaylarını hatırlatıyordu. İslam’a hakaret ettiklerini iddia ettikleri isimlerin yer aldığını söyledikleri Madımak otelinin çevresini kuşatan kalabalık grup, çok geçmeden oteli ateşe vererek 35 kişiyi öldürmüştü.

Madımak katliamı, 1993 yılından bu yana 2 Temmuz’da tekrar kanayan bir yaraya dönüştü. Katliamı öven, dinin kurtulduğunu söyleyen, “bir olay” olarak ifade eden isimler, yaranın üzerine tuz ekenler olarak anılıyor.

Girişte de ifade edildiği gibi, yaşanmışlıkların anılması için seçilen kelimeler, kişi ve toplumsalı yansıtan birer süzgeç. Bunu, her 24 Nisan’da Ermeniler’e soykırım yıldönümünde kullanılan ifadelere verilen tepkiler daha net bir şekilde gösterebilir. Yani, kullanılan ifadeler tarihi gerçekliği değil, siyasi ve sosyal yapıyı yansıtır.

Seçim dönemlerinde, kriz anlarında farklılık gösteren ifade biçimleri, 23 Haziran seçimi ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’nun Madımak Katliamı ile ilgili paylaştığı anma mesajı nedeniyle yeniden tartışılır hale geldi. İmamoğlu, yaşananları “katliam” olarak değil de “acı olay” olarak ifade etmeyi tercih etti. Seçim kampanyası boyunca “kucaklayıcı” söylemleri nedeniyle takdir toplayan ve ekibinin iyi iş çıkardığı ifade edilen İmamoğlu’nun söz konusu ifadeyi yanlışlıkla kullanmış olduğu ihtimali oldukça düşük, çünkü İmamoğlu, kutuplaştırıcı söylemleri tercih etmeyen bir profil tercih ediyordu ve seçimden sonra da ayni çizgide devam etmek istiyor.

Ekrem İmamoğlu’nun bazı durumlarda söylemeni yumuşatması elbette pek çok kişi tarafından sevinçle olmasa da kabul edilebilir. Ancak, mensubu olduğu partinin çizgisinin bir hayli dışına taşarak, Sivas katliamının acısını küçükten söylemleri benimsemesi kendi geleceği açısından da, uzun zamandır sağ partiler tarafından yönetilen bazı vatandaşların algılama biçimi açısından da uygun bir adım değil. İnsanlar, İmamoğlu’ndan “acı olay” diyerek yaşananları kucumsemesini değil, açıkça “katliam” demesini bekliyor.

Muhalefet sağa mı kayıyor endişeleri, İmamoğlu’nun hiç de uygun olmayan ifadesi endneiyle korkuya verilmek üzere. Ve açıkça, sağ seçmeni kazanmak isterken sarf edilen kolaycılık, kendisine değişim icin bel bağlayan çok sayıda seçmenin güven bunalımı yaşamasına neden olacak.

Hasan Tiryaki

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.