Fatih Altaylı: Türk takımları yöneticileri tarafından soyuluyor

Gazeteci Fatih Altaylı, BEIN Sports’un Türkiye’den çıkmak istediğine ilişkin iddiaları yorumladı. Bloomberg’de Finans Merkezi programına konuk olan Altaylı, BEIN Sports’un Türkiye liginin yayın hakları için 500 milyon dolar ödemesini aptallık olarak değerlendirdi.

Altaylı, bilinen üslubuyla Türkiye futbolu ve finansman sorunları konusunda da değerlendirmelerde bulunduğu programda, BEIN Sports’un aslında dolar kurunu 3.80 TL’ye sabitlemek istediğini ifade etti. Türkiye liginin kalitesiz olduğunu ve geçtiğimiz senelerde yapılan naklen yayın haklarının “hakkı olmayan” bir değere satıldığını belirtti. Türkiye ligi ile Avrupa’nın büyük ligleri arasında kıyaslamaya yapan Altaylı, BEIN grubunun Türkiye ligi icin 500 milyon dolar ödemiş olmasının “aptalca” olduğunun altını çizdi.

Türk kulüplerinin borca batmış olduklarını ifade eden Altaylı, kulüplerin BEIN’in yeni teklifini kabul etmek zorunda olduklarını kaydetti.

Aksi takdirde Katar sermayesinin Türkiye’den çıkmaya başladığını hatırlatarak, BEIN’in teklifinin kabul edilmemesi halinde yayın haklarından vazgeçerek ülkeden ayrılabileceğini söyledi. Bu durumda düzenlenecek yeni yayın hakları ihalesine en iyimser tahminen 200-250 milyon dolarlık teklif geleceğini belirtti.

TÜRK TAKIMLARI YÖNETİCİLERİ TARAFINDAN SOYULUYOR

Bir dönem Galatasaray’da yöneticilik yapan Altaylı, Karabukspor ve Gaziantepspor örneğini vererek, Türk kulüplerinin yöneticileri tarafından soyulduğunu söyledi.

BEIN SPORTS’UN YAYIN HAKLARINDAN VAZGEÇME BEDELI

Türk takımları BEIN Sports’un yeni teklifini kabul etmezse söz konusu şirket cayma bedeli ödeyerek anlaşmadan feragat edebilir.

Anlaşmadan cayma bedeli olarak 40 milyon dolar gibi bir bedelin belirlendiği ifade ediliyor.

Fatih Altaylı’nın açıklamaları şöyle:

“Burada herkes haklıdır. Fakat asıl haklı olan elbette ki Digiturk. Niye? Digiturk daha önceki ihaleye girip aldığı zaman ciddi bir ahmaklık yaptı. 500 milyon dolar bu lige vermek, çok ciddi bir ahmaklıktır. Ama o günkü kuru göz önüne alarak bir hesabı vardı. Ama aptalcaydı, o gün de söyledik. Üzerine bir Türk ekonomisinin içinde bulunduğu ağır kriz ortamı ve bunun daha derinleşeceği varsayımı eklenince digturkun bu işin içinden çıkma ihtimali yok.”

“Premier Lig 3 yıllık anlaşma 5 milyar pound. Yıllık anlaşma olarak bakınca La Liga 1.15 milyon dolar. Premier Lig dünyada 212 ayrı yayıncı tarafından yayınlanıyor, yıllık değeri 2 milyar pound civarında. La Liga 160 ayrı yayıncı tarafından yayınlanıyor. Türkiye Ligi kaç yayıncı tarafından yayınlanıyor, sıfır! Bazı maçlarımız, çok ender şekilde dünyada yayın bulabiliyorlar. Baktığınız zaman Digiturk, dolar bazında bu lige ederinden fazla para vermişti. Belki bir bildiği vardı, Türkiye’ye yeni girmişti. Ancak bakıldığında o günkü kurdan bugünkü kura yüzde yüzlük bir artış var. O günkü kurdan bugünkü kura yüzde yüzlük artış var. Ve buna karşın gelirleri TL üzerinden olan bir kuruluş var. Dolar artışını yansıttığı zaman abone kaybı ile karşı karşıya kalıyor.”

“Digiturk’un dediği şu; kardeşim beni gelirlerim Türk Lirası. Ben Türk Lirası bazında anlaşmak istiyorum. Fakat oraya gelmeden önce, onu tam kabul ettiremez belki diye böyle bir yaklaşım içerisinde. Yani aslında yapmak istediği şu Digiturk’ün; 500 milyon dolarlık anlaşmayı 320 milyon dolara çekmek istiyor. Ama dolar yine artmaya devam ederse, söylendiği gibi 6.5 ya da 7’leri bulursa, Digitürk bunu da ödeyemez. Artarsa yine aşağı çekmeye çalışır. Ona oranla masrafları da artıyor Digiturk’ün.”

“Digiturk bunu vermeyecek kulüpler de bunu seve seve kabul edecek! Niye? Bugün yeniden ihale yapılsa kim girer Türkiye’de, kimse girmez, giren de 300 milyon doları da vermez. Yeni ihalede verilecek rakam 200-250 milyon dolar, o da belki! Temel mesele şu, Türkiye’nin zaten ciddi bir ekonomik sorunu var. Digiturk’un abone gelirleri, reklam gelirleri düşüyor. Bunları dolar bazında tutamıyor. Bunların üstüne ligin kalitesizliği de eklenince, bu kadar kötü bir imajı olan ürüne kim para verir? Uluslararası bir satış yok. Dünyada bir ünü yok. Digiturk’ün verdiği iyi para olmasına rağmen kötü kullanılıyor. 4 büyükler dışında kulüpler hiçbir başarı elde edemiyor. Avrupa’da başarı yok!”

“Digiturk, nasıl buna bu kadar fazla veriyorsa bir o kadar da kötü yayıncılık yapıyor. Premier Lig’in, La Liga’nın yayın kalitesine bakın, bir de bize bakın. Abuk sabuk adamlar saçma sapan yorumlar yapıyorlar, grafikler kötü, maç anlatımı kötü. Ama asıl sorun Digiturk’ün çok para vermesi. Hem abone kaybı var abone memnuniyetsizliği var. Lige ederinden fazla para verilmiş olması temel problem.”

“320 milyon dolar Türkiye Ligi için büyük paradır kabul etsinler! Türkiye Ligi’ndeki takımların ne planı var? Zaten kötü yönetiliyorlar, Digiturk bunlara 2 milyar doları pay etseler bu kulüpler yine borca batar! Digiturk’ün parayı düşünmesi bu ligi gerçek değerine indirgemek. Bir futbol yasası çıkacak, çıkartamıyorlar. Ama Digiturk’un bugün yaptığı, Premier Lig gibi yapı kurulsun diyoruz ama biz hala kötü hakemler, kötü federasyonlar… Yeni gelen TFF’de 1-2 isim dışında kimin bunları değiştireceğini düşünüyoruz? Yarın ihale yapıldığında Digiturk yine 500 milyon doları verdi. Peki sonra kim verecek bu parayı!”

(Mugayir)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.