Etiyopya’da 12. yüzyıldan kalma Ortodoks kiliseleri hacıların uğrak noktası

Etiyopya’nın merkezinde volkanik kayalara örülen 11 ortaçağ kilisesi, 12. yüzyılda Kral Lalibela’nın emriyle inşa edildi. Lalibela, Müslümanların Kutsal Toprakları Hristiyanların ziyaretlerine engellemesinden sonra, Afrika’da “Yeni Kudüs” inşa etmeye başladı.

Efsaneye göre, kiliselerin tasarımını, Kudüs’e gençlik yıllarında gerçekleştirdiği ziyaret esnasında gördüklerine hayran kalan kral tarafından çizilmiş. Kiliselerin bulunduğu bölgedeki yerlere verilen isimlerin de incilde geçen olaylardan esinlenilerek konulduğu söyleniyor.

Tarihi kiliseler, 1978 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alındı.

Bloklar halinde kesilen dev kaya parçalarıyla kapılar, pencereler, sütunlar, hendekler ve tören geçitleri yapılmış – mağara ve katakomplara açılan hatlarla. Kiliselerin yedisi kayaya gömülüyken, dördü kendi kendine ayakta durmaktadır. Kiliseler, Etiyopya Ortodoks Kilisesi’nin takipçileri için hac yeri kabul ediliyor. Kiliselerin sadece 24 yıl içinde yapıldığı söyleniyor.


Biri kuzeyde, diğeri de Ürdün nehrinin güneyinde iki ana kilise kümesi bulunmaktadır. Son olarak inşa edilen 11. kilise diğerlerinden izole edilmiştir, ancak bir hendek sistemi ile bağlantı sağlanmaktadır.


Efsaneye göre Kral Lalibela kiliseleri tamamladığında, Aziz George dörtnala koşan beyaz bir atla kralın yanına geldi. Kral’a kendisine bir kilise tahsis etmediği için öfkelendi ve kral, Etiyopya’nın koruyucu azizinin onuruna bir kilise inşa edilmesini emretti.

Portuguese priest Francisco Alvares visited the churches in 1521 and labelled them a wonder of the world. He wrote in his journal, 'I weary of writing more about these buildings, because it seems to me that I shall not be believed.' [Jenna Belhumeur/Al Jazeera]

Portekizli rahip Francisco Alvares, 1521’de kiliseleri ziyaret ettiğinde onları dünya harikası olarak nitelendirdi. Arkadaşlarına “Bu binalar hakkında yazmaktan bıktım, çünkü inanılmayacak gibi görünüyorlar” diye mektup yazdı.

The original function of the site as a pilgrimage place still persists, with the faithful sometimes walking for days or weeks to make their way here. [Jenna Belhumeur/Al Jazeera]


Kiliselerin bulunduğu alan hala hac yeri olarak işlev görmekte. Ortodoks hacılar buraya ulaşmak için bazen günler ya da haftalarca yürüyorlar.

Prior to a church service, a priest swings a censer of frankincense, sending clouds sweet-scented smoke through the air. Lalibela’s churches have been in continuous use since their construction in the 12th century. [Jenna Belhumeur/Al Jazeera]


Ayinler öncesinde tutsuler yakan rahip, kilisede tatlı kokulu bir duman kümesi oluşmasına neden oluyor. Lalibela’nın inşa ettirdiği kiliseler, 12. yüzyıldan bu yana kullanılmaktadır.

A priest and pilgrims converse within a church compound. An estimated 40,000 workers were used in the construction of the churches. [Jenna Belhumeur/Al Jazeera]


Kiliselerin inşaatında yaklaşık 40.000 işçi çalışmıştır.

Biete Medhani Alem is believed to be the largest monolithic church in the world. The churches were not constructed in a traditional way, but rather built from the top down. [Jenna Belhumeur/Al Jazeera]


11 kiliseden biri olan Biete Medhani Alem’in dünyadaki en büyük yekpare kilise olduğuna inanılıyor. Kiliseler geleneksel bir şekilde yani aşağıdan yukarıya inşa edilmemiş, baştan aşağı inşa edilmiştir.

Nuns pick rock and debris from piles of grain which will then be used to bake the holy bread. [Jenna Belhumeur/Al Jazeera]


Rahibeler kutsal ekmek pişirmek için tahıl yığınlarındaki küçük taş parçaları ayıklıyorlar.

A priest sits outside Biete Abba Libanos reading a liturgy book written in Ge'ez, the ancient language of scripture in the Ethiopian Orthodox Church. [Jenna Belhumeur/Al Jazeera]


Biete Abba Libanos’un dışında bir rahip, Etiyopya Ortodoks Kilisesi’nde bulunan eski bir yazı dili olan Ge’ez’le yazılmış ayin kitabını okuyor.

Each church has a resident priest, a highly regarded position. This priest shows off the ancient manuscripts still in immaculate condition that are stored inside. [Jenna Belhumeur/Al Jazeera]


Her kilisede, gönüllü olarak yaşayan bir rahip bulunuyor. Bu rahip, eski el yazmalarının da bulunduğu kiliseye bakıcılık da yapmaktadır.

This drawing is over 800 years old. It depicts the story of Saint George slaying the dragon alongside an image of the Virgin Mary. [Jenna Belhumeur/Al Jazeera]


Yukarıdaki çizim 800 yıldan daha eski. Bakire Meryem’in bir görüntüsünün yanı sıra ejderhayı öldüren Aziz George’un hikayesini anlatıyor.

Countless holes and cavities in the walls are used by hermits for sleep during festivals. Some have also been used as tombs. [Jenna Belhumeur/Al Jazeera]


Duvarlardaki sayısız delik festivaller boyunca uyumak için kullanılmakta. Bazıları da mezar olarak kullanılıyor.

Kaynak: https://www.aljazeera.com/indepth/inpictures/2017/06/pilgrimage-ethiopia-12th-century-iconic-churches-170628172914986.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.