Çinli ZTE’nin askeri ilişkileri sanıldığından daha da derin

Çinli teknoloji firması ZTE’nin Çin ordusuyla ilişkilerinin sanıldığından daha derin olduğu belirtiliyor.

Çinli telekomünikasyon firması ZTE, Başkan Donald Trump’ın da kısmi çabalarıyla ABD tarafından uygulanan yaptırımları kaldırmayı başardı. ABD Kongresinin karşı olduğu ZTE’yle yapılacak yeni anlaşma, daha öncekine sadık kalınmış şekilde ABD mallarının ZTE aracılığıyla İran’a satılmasını engellemeye yönelik. Ancak, şunu da unutmamalıyız ki ZTE’nin temsil ettiği ”şey” aslında büyük bir organizasyonun küçük parçasından ibaret: yaptırımların delinmesi ve yasadışı anlaşmalar yapan ZTE benzeri onlarca firmanın Çin Askeri-Endüstriyel yapısıyla ilişkileri bulunmakta.

Firmaların koordineli şekilde çalıştıkları ya da Çin iş dünyasını düzenleyen yasalardaki boşluklardan faylandıkları yönünde kesin bir karar vermek güç. Pekin’in nükleer destek ve dollar sahterkarlığı gibi çeşitli yollarla uzun süredir Kuzey Kore ve İran’a destek verdiği biliniyor. Her iki durumda da Çin ordusuyla bağlantılı şirketlerin faal olduğundan eminiz. Bütün bunlar, Trump’ın savunduklarını bir tarafa bırakarak ZTE ve dolayısıyla Çin’in çıkarlarını savunması durumu ilginç bir hale büründürüyor.

ZTE’nin Karmaşık İlişkileri

ZTE’nin kendisi, Halk Kurtuluş Ordusu (HKO) ve Çin askeri-endüstriyle yapısının nasıl askeri hedeflerinin de ötesine nüfuz etmeyi başardıklarını gösteren harika bir örnek oluşturuyor. HKO, banyo fayansından hastaneler kadar geniş bir yelpazade dünyanın birçok noktasına ihraacat yapılan iş kollarına sahip. ZTE’nin kendisi HKO’ya çok yakın iki firmanın da bulunduğu bir konsorsiyumun bünyesinde bulunuyor.  Parayı ve irtibatları takip etmek her şeyi bariz şekilde ortaya çıkarıyor.

people's liberation army china ile ilgili görsel sonucu
Halk Kurtuluş Ordusu mensubu askerler -Pekin-

ZTE en büyük ortağın %30 hisseye sahip olduğu aralarında Xi’an Microelectronics Technology Research Institute ve Shenzhen Aerospace Guangyu’nun da olduğu dört firma tarafından kontrol ediliyor.  Xi’an Microelectronics Technology Research Institute ve Shenzhen Aerospace Guangyu’nun sahiplik yapısı ve bağlantıları kontrol edildiğinde HKO ile olan ilişkileri ortaya çıkıyor.  Nitekim,  Xi’an Microelectronics Technology Research Institute’nun Çin Uzay Bilimi ve Teknoloji (CASC), Shenzhen Aerospace Guangyu’nun da Çin Havacılık ve Uzay Sanayi (CASIC) bünyesinde olduğu görülüyor.

CASC ve CASIC’in isimlerindeki benzerlik bir hatadan kaynaklanmıyor. 1999 yılında ayrılmadan önce iki firma da tek bir çatı altında faaliyet gösteriyordu. CASC ve CASIC ise Çin devletinin sahip olduğu, askeri uydular ve hassas güdümlü silahlar da üreten SASAC’ın sahipliğinde.  Yeminli ABD Kongresi ifadesine göre, CASC ve CASIC, HKO’nun birer araştırma enstitüleri, bölümleri ve şirketleri olarak tanımlanıyor.

Geriye doğru araştırma yapıldığında, CASC’ın diğer şirketlerinin dünyanın çeşitli noktalarındaki rejimlere silah satarak ABD yaptırımlarını düzenli olarak ihlal ettiği sonucuna ulaşılıyor. CASC bünyesinde faaliyet gösteren ( CASC faaliyet şeması ) CGWIC, çok çeşitli sektörlerde faal. CGWIC’in ilk olarak George W. Bush dönemine dayanan İran’la silah ticareti nedeniyle birden fazla yaptırıma maruz kalmış.

ZTE’nin Çin Devletiyle olan bağlantıları

Daha önce CASIC’in, şu anda China Poly Group’un sahibi olduğu CPMIEC firması, Çin’li silah üreticilerinin ürünlerinin satış ve pazarlamasını yapıyor. CPMIEC de, İran ve Pakistan’a yaptığı yüksek değerli silah satışı nedeniyle ABD Hazine Bakanlığının yaptırımlarına maruz kaldı.

Söz konusu firmaların yaptırımlardan kaçınmak için bazen birlikte çalıştıklarına dair kanıtlar bulunmakta. Bir zamanlar, CGWIC ve CPMIEC Pkein’de aynı adresleri paylaştılar. CPMIEC’in birden fazla defa ABD’ye yaptığı sevkiyatlardan dolayı yaptırımlarla karşılaşmamak için farklı firmalar kullandığı kaydediliyor. Çin hükümeti, firmaların yaptıklarından haberdardı ancak, onları durdurmak için hiçbir şey yapmadı.

Yaptırımların İhlali

2013 yılında İran’a sevk edilirken Fars Körfezinde ( Basra) ele geçirilen füzeler CPMIEC tarafından gönderilmişti. Ayrıca, 2011 yılında da CPMIEC’in Libya lideri Muammer Kaddafi’ye BM ambargosunu delerek füze satışı teklif ettiği ortaya çıkmıştı. Bu arada silahların satıldığı ya da teslim edildiğine dair doğrulanmış bir bilgi bulunmamakta. Halihazırda Kuzey Kore, Suriye ve İran’a silah sevkiyatı yapıldığına dair devam eden listelerin varlığı, ABD’yi CPMIEC’e ek yaptırımlar getirmeye sevk etti.

CPMIEC ürünü LY-60 Hava Savunma Sistemi

CGWIC ve CPMIEC’in ihlalleri, ZTE’nin ihlalleriyle aynı zaman dilimine denk geldi. CGWIC ve CPMIEC’e 1991 ve 2013 yılları arasındaki eylemleri nedeniyle yaptırımlar uygulanmıştı. . ZTE’nin yasaklı ürün satışı da çok benzer bir yolu izleyecek.

Yeni anlaşma, ZTE’nin ABD ürünlerine erişimine izin veriyor. Ayrıca bu karar, ZTE’nin ve Çin’deki askeri bağlantıları olan diğer firmaların uzun süreli ihlallerini gözardı ediyor. ZTE ve ortaklarının suçsuz olduğunu kabul etmek için hiçbir gerekçe yok.

UYARI: İngilizce’den Türkçeye çeviri esnasında oluşabilecek yazım, anlatım ve noktalama bozuklukları/hatalarının düzeltilmesi için lütfen uyarıda bulununuz. 

Kaynak:

Foreign Policy

Çeviri:

Enes Kahrıman

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.