YOLSUZLUK / Brezilya tarihinin en büyük operasyonu: Lava Jato

14 Ocak 2015, Rio de Janeiro Galeão havaalanı / Lava Jato / Brezilya / Yolsuzluk 

Polis memuru Newton Ishii daha önce defalarca yaptığı işi yapması amacıyla görevlendirildiği Galeão havaalanda Londra’dan gelecek uçağı bekliyor. Petrobras’ın eski üst düzey yöneticilerinden birini Brezilya’ya ayak basar basmaz sorgulanması için polis merkezine götürmesi gerekiyor.

Daha önce yaptıklarından ne farkı var ki?

Adı yolsuzlukla anılan çok sayıda kişiye polis merkezine kadar eşlik edip daha sonra serbest bırakıldıklarına şahit olmamış mıydı?

Uçak iniş yaptıktan sonra Ishii, sorgulamak için merkeze götürmesi gereken Nestor Cerveró’nun işlemlerini halletmesini bekliyor. Cerveró’nun yüzü hiç de unutulacak gibi değildir; asimetrik bir yüze sahiptir. Gözlerinden biri diğerinden küçüktür. Birkaç soru sorulması için kendisine eşlik edilmesini istediği Cerveró, “bir yanlışlık olmalı” der, ama daha sonra soru sormadan Ishii’ye eşlik eder. O da de endişe edilecek bir şey olmadığını düşünüyor. Sonuçta eski Petrobras yöneticisi ve tanıdığı çok önemli isimler var.

Cerveró kardeşini ve avukatını çağırıyor. En geç sabaha çıkmayı umut ediyor. Ishii de aynı beklentiler içerisinde. Aksini düşünmesini gerektirecek hiçbir şey de yok.

Şimdilik.

Cerveró’nun sorgulanma süreciyle devam eden Lava Jato(Araba yıkama) operasyonu umulmadık kişilerin adının karışmasıyla büyük bir yolsuzluk skandalına dönüşüyor. Ilk başta yerel firmalar olduğu için Brezilya tarihin en büyük yolsuzluk operasyonu olarak anılıyor, yabancı ülkeler ve şirketlerin dahliyle de dünyanın.

2014 yılında kara para aklamak amacıyla benzin istasyonları ve oto yıkamacılar işleten doleiros’lara yönelik polis operasyonu beklenmedik bir kişiye, Petrobras yöneticisi Paulo Roberto Costa’ya kadar uzanır. Polisin edindiği ilk izlenim, doleiros‘ların Roberto Costa’nın temin ettiği kara parayı akladığı yönündedir. Pandoranın kutusu açılmıştır.

Costa, soruşturmayı sürdürenlere Cerverao ve Petrobras’ın diğer yöneticileriyle birlikte inşaat vb. işler verilen firmalara nasıl fazladan ödeme yaptığını detaylarıyla anlatır. Müteaahitlerin, iş başına kendilerine 1% ile 5% arasında değişen oranlarda pay vermeleri karşılığında değerinden fazla maliyet çıkarılmış ”iş” almalarını sağlıyorlardı.

Petrobras yöneticilerine aktarılan parayla siyasetçilere ve karar alma mercinde olanlara rüşvet veriliyor ve Brezilya hükumetinin kararlarında etki sahibi oluyorlardı. Söz konusu rüşvet çarkına dahil olanlar ödemelerini sadece nakit para olarak almıyorlardı. Bazıları lüks arabalar, pahalı sanat eserleri, Rolex saatler, 3.000 dolarlık şarap, yat veya helikopter şeklinde de alıyorlardı.

Yolsuzluk yapanlar para transferlerini karmaşık hale getirerek takip edilmekten kurtulmak için sadece bankaları kullanmadılar. Bazen vücutlarına para desteleri sarılmış kişiler aracılığıyla şehirden şehire transferler gerçekleştirdiler.

Petrobras sıradan bir firma değil, Latin Amerika’nın en  değerli ve aynı zamanda en fazla borcuna sahip firması. Rio açıklarında keşfettikleri 21. yüzyılın en büyük petrol yatağı ile gelişmekte olan Brezilya’nın gurur kaynağıydılar. Petrobras Brezilya’daki 10 büyük yatırımın sekizini gerçekleştiriyor ve Rolls-Royce, Samsung gibi dünyanın en büyük şirketleriyle işbirlikleri yapıyordu.

Brazilian police officer Newton Ishii.

Petrobras siyasette de oldukça etkili, 2003-2010 arası ülkeyi yöneten Luis Lula’nın kongredeki destekçilerine maddi yardımlar yaptı. Ne kadar büyük ve önemli olduğuna değindiğimiz Petrobras bir dönem NSA tarafından da takip edildi.

Sergio Moro adlı genç savcı sorgulamayı daha da ilerletmek için Lula’nın iktidardayken yargıya sağladığı geniş yetkileri kullandı ve bilgi almak istediği zenginlerin kefalet taleplerini reddeti. Konuşacak olanlara, verdikleri bilgilerin değerine göre daha az ceza gibi cazip teklifler önerdi.

Bazıları aylarca, bazıları da günlerce teklifi reddettiler ama sonunda kabul ettiler. Zenginlerin tutulduğu hapishanenin gardiyanlarından biri, çoğunun kendilerini ziyarete gelenlerden sonra konuşmaya karar verdiğini söylüyor. Şunu da ekliyor, ”dışarıda alışık oldukları hayatın kokusu ziyaretçilerinin üzerine sinmiş olmalı.”

3 kişilik hücrelerde kalan zengin mahkumlar yaşamak zorunda kaldıkları hayata o kadar uzaktı ki, mahkumlardan biri daha önce tek başına tıraş olmadığı belirtip yardım istemek zorunda kalmış.

Savunma avukatları hak ihlalleri yapıldığını ileri sürürek davayı çıkmaza sürüklemeye çalıştılar ancak tepkileri yeteri desteği görmedi.  Basına sızan her yeni bilgi sonrası kamuoyunda büyük destek gören davanın savcı ve hakimleri birer süper kahramana dönüştüler.

Petrobras değerinden fazla hesaplanmış işler için 2 milyar dolar, inşaat firması Odebrecht  3.3 milyar dolar ve JBS adlı hazır et firmasından bellirlenmemiş miktarda rüşvet aldığı iddiasıyla 1000’den fazla politikacı, 16 şirket, 50 milletvekili ve 4 eski Devlet Başkanı suçlanıyor.

Former Brazilian presidents Dilma Rousseff and Luiz Inácio Lula da Silva.

Soruşturmayı yürüten savcılar, Brezilya’nın en güçlü politikacılarını konuşmaya ikna etmek için Petrobras’ın eski yöneticisi Nestor Cerveró’yu yem olarak kullandılar. 2000-2001 arasında Petrobras’ta beraber çalışan şimdi senatör olan Delcídio do Amaral, tutuklanmış Cervero’nun kendisiyle ilgili çok şey bildiği için konuşmasını engellemek gayesiyle Cerveró’nun oğlu Bernardo ile Brasilla’da görüşüyor.

Görüşmede Amaral’ın bilmediği şey, Bernardo’nun görüşmeyi kaydediyor oluşu. Senatör Amaral, Bernardo’ya babasının konuşmaması için 1 milyon dolar ve her ay ödenmek şartıyla 13 bin dolar teklfi ediyor. Teklifi geri çeviren Bernardo’ya babasını hapisten kaçırmayı öneriyor.

Bernardo’nun cevabı ”Nasıl?” oluyor.

Amaral planın detaylarını açıklıyor: önce politik etkisini kullanarak ev hapsi kararı verecek bir hakim bulacak, Cervero ev hapsine alındıktan sonra elektronik kelepçeyi çıkarmasına yardım ederek kaçması sağlanacak.

Bu konuşmadan kısa bir süre sonra gözaltına alınan Amaral, soruşturmayı yürüten savcılarla işbirliği yapmayı kabul etti. Aralarında dönemin Devlet Başkanı Dilma Rousseff’in de olduğu çok sayıda politikacının adını verdi. Yolsuzluk şebekesinin en başında ise eski Devlet Başkanı Lula da Silva olduğunu iddia etti.

Lula söz konusu iddiaları reddetti.

Lula gözaltına alındı, hapse mahkum edildi. Halefi Dilma Rousseff de polisin telefon dinlemelerine takılan konuşmalara göre yolsuzluk soruşturmasının devam etmesini sağlayan ve rüşvet yemediği için ulaşılmaz olarak değerlendirilen hakim Teori Zavascki’yi görevden almadığı için adları daha sonra ciddi yolsuzluk suçlamalarına karışan senatörler taradından verilen gensoru ile görevden azledildi.

Inflatable effigies of Dilma Rousseff and Luiz Inácio Lula da Silva at a protest in São Paulo in April 2016.

Rousseff’in yerine gelen Temer’in de adı yolsuzlukla anılıyordu ve kendisinden bekleneni yaparak davaya bakacak olan hakimlerden biri olarak teammüllere aykırı olarak meclisten kendisine yakın olan birini atadı.

Rüşvet yemediği için endişe kaynağı olan hakim Teori Zavascki, 19 Ocak 2017’de haftasonu tatilini geçireceği Rio’ya gitmek için bindiği iki motorlu Hawker Beechcraft uçağın düşmesi sonucu hayatını kaybetti.

Enkazda araştırma yapan uzmanlar, uçağın herhangi bir arızası olmadığını açıkladılar.

Kazanın görgü tanıklarından biri, uçağın kanatlarından birinin alev aldığını söyledi. Ancak kazanın nedeni henüz kesinleşmiş değil.

Lava Jago soruşturmasının Brezilya’ya daha güzel bir gelecek için önemli bir adım olduğuna inananların sayısı hala oldukça fazla. Ancak operasyonun kırılgan Brezilya demokrasisinde derin çatlaklar oluşturmasından da korkuluyor. Karmaşık siyasi arenada Evanjelist teokrasi veya diktatörler tarafından yönetime dönüşe yol açabilir.

Bu davada sadece kimin düştüğü değil, kimin takip ettiği de önemli.

Kaynak:

https://www.theguardian.com/world/2017/jun/01/brazil-operation-car-wash-is-this-the-biggest-corruption-scandal-in-history

http://time.com/4642972/brazil-teori-zavascki-brazil-corruption/

Enes Kahrıman

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.