Ukrayna’da aşırı sağın yükselişi

17 Haziran’da saçları kısa kesilmiş, askeri kamuflaj giymiş 150’den fazla aşırı sağcı, Kiev’in merkezindeki bir sokağı kapattılar. 

Bu insanların çoğu C-14 adlı grubun üyeleriydi. Grup, ABD’li beyaz üstünlükçülerin kullandığı 14-kelime sloganından esinlenerek C-14 ismini seçmişlerdi: ”Biz, insanlarımız ve beyaz çocuklar için güvenli bir geleceğin varlığını güvence altına almalıyız.”

Sokağı kapatanların amacı LGBT yürüyüşünü engellemek ve fırsat bulurlarsa saldırmaktı -ancak yüzlerce polis memuruyle karşı karşıya geldiler. Kısa süreli arbede 5 polisin yaralanması ve 56 gözaltıyla sonuçlandı.

Gözaltına alınanlar saatler içerisinden herhangi bir suçlamaya maruz kalmadan serbest bırakıldılar. Serbest kalanların mensubu oldukları gruplar, kavgalarına devam edeceklerine dair açıklamalarda bulundular.

Milliyetçi gurplardan birinin üyesi olan Yuri Leonidovich, Facebook’ta şunları yazıyordu:  ”Bugün onurlu bir şekilde bizimle omuz omuza Ukrayna’nın muhafazakar çoğunluğunun hakları için mücadele eden herkese teşekkür ediyorum.”

Muhafazakar çoğunluk” abartılı bir şeydi.

Ukrayna ‘nın en eski aşırı sağ partisi Svoboda (Özgürlük), son seçimlerde Verkhovna Rada‘da (Ukrayna’nın 450 sandalyeli en alt meclisi) 6 sandalye kazanabilmişti.

svoboda ukraine ile ilgili görsel sonucu
Ukrayna milliyetçisi Svoboda’nın düzenlediği bir yürüyüş

Ukrayna’nın aşırı sağcı, beyaz üstünlükçü ve neo-Nazi grupları, parlementodaki küçük varlıklarına rağmen, İkinci Dünya Savaşı esnasında nüfusunun beşte birini kaybeden eski Sovyet Cumhuriyeti’nde gittikçe görünür ve korkulan bir politik güç oldular.

Alman Naziler ve müttefikleri, Ukrayna’da sayısız katliamlar gerçekleştirdiler – Komünist Moskova’nın gücünü herhangi bir şekilde ortadan kaldımak isteyen Ukraynalı milliyetçilerle de işbirliği yaptılar.

Sovyetler Birliği sonrası bazı politikacılar, söz konusu eylemlere katılmış olan milliyetçilerin isimlerini sokaklara ve meydanlara vererek onları kahramanlaştırdılar. -Şiddet ve faşizm içeren ideolojilerini de görmezden geldiler.

Batı yanlısı figürlerden eski Devlet Başkanı Viktor Yushchenko gibiler için milliyetçilik, Ukrayna’nın Moskova‘nın politik uydusu konumundan ayrılarak uzun zamandır arzulanan Avrupa Birliği ve NATO‘ya doğru yol almasını sağlayacak güçlü bir araç.

Ancak, genç, daha radikal ve saygısız gruplar, milliyetçi ideolojiyi daha ileri götürerek beyaz üstünlükçü, neo-Nazi ve aşırı sağcı grupların Rusya, Avrupa ve ABD’deki örneklerini taklit etmeye başladılar.

Bu gruplar, bugünlerde, Ukrayna’nın Batı ile yakınlaşmasının önünde duruyorlar. 

Pogromlar ve Bir Cinayet

Geçtiğimiz aylarda feminist toplantısı, sanat sergileri, hak savunucusu aktivist ve politikacılara saldırdılar. Holokost tarihi, cinsiyet eşitliğiyle ilgili konferanslar düzenlediler.

C-14 üyeleri, Haziran ayında, Kiev’de bulunan bir konferans salonuna zorla girerek Rusya yanlısı olduğu iddiasıyla bir parti liderini dövdüler.

Nisan ayından bu yana C-14 ve bir başka aşırı sağcı grup Ulusal Muhafızlar Kiev’deki Roman yerleşim alanlarına saldırdıklarını ve sakinlerinin kaçmalarına neden olduklarını duyurdular.

c14 ukraine ile ilgili görsel sonucu
C-14 üyeleri

Haziran ayının son günlerinden aşır milliyetçiler, David Popp adlı bir Roman’ı bıçaklayarak öldürdüler ve aralarında hamile bir kadın ve 10 yaşındaki bir çocuğun da olduğu dört Romanı da yaraladılar.

Roman aktivist Mykola Yurchenko, ”Polis ulaşana kadar daha fazla kişiyi öldürebilirlerdi” dedi.

Ayrılıkçılar ve Moskova İle Savaş

2013/2014 kışında, aşırı milliyetçilerin oluşturduğu koalisyon Sağ Sektör, Rusya yanlısı Devlet Başkanı Viktor Yanukovych’e sadık polis ve diğer güçlerle çatıştılar.

Haftalarca süren çatışmalar yüzlerce kişinin ölümü ve Yanukovych’in devrilmesiyle sonuçlandı. Uzun süreli mücadelenin başarıyı ulaşması için bazıları önemli işler yapsa da aralarında C-14’un çekirdek üyelerinin de olduğu çoğu kişi protestolardan kaçarak Batı ülkelerinden sığınma hakkı aradılar.

Sağ Sektör liderleri için Yanukovych’in devrilmesi sadece başlangıçtı.

Dmitro Yarosh, Şubat 2014’te bir açıklamada ”Ulusal devrim devam ediyor ve Rusya yanlısı rejimin içerden işgali ve Ukrayna Devleti içerisindeki oluşumunun kökünden imha edildiği güne kadar da devam edecek.” diyordu.

Ancak, grubunun görünürlüğü politik arenada başarıyı getirmedi – Yarosh, Mayıs 2014’te düzenenen Devlet Başkanlığı seçimlerinden sadece 0.9 oy alabilidi.

Rusya için protestolar ve ”demokratik yollarla seçilmiş Devlet Başkanı Yanukovych karşı darbe” Kırım’ın ilhak edilmesi ve Ukrayna’nın güneydoğusundaki ayrılıkçıları desteklemek için bahane oldu.

Moskova ve destekçileri bu durumu ”Rus Baharı” olarak adlandırıyorlardı ve aşırı sağcı gruplar bahar çiçeklerinin tomurcuk açmasına yardım ettiler.

2014’te yüzlerce aşırı sağcı, futbol holiganları, radikal Hristiyan Ortodoks ve Kazaklar’dan oluşan paramileter güç olan Azov Taburu, ülkenin doğusundaki Donetsk ve Luhansk’ta Rusya yanlısı ayrılıkçılarla savaşmaya başladı. Çatışmalar, onbinden fazla insanın ölmesine ve yüzbinlercesinin de yerlerinden ayrılmasına neden oldu.

Ä°lgili resim
Azov Taburu mensupları. Arkada Gamalı Haç ve NATO bayrağı görülüyor.

Söz konusu gruplara İsveç, İtalya ve Rusya’dan gönüllüler katıldı – açıkça, beyaz üstünlükçü görüşlerini deklare ettiler.

Azov lideri Andrey Biletsky, Facebook’ta ”Bu kritik anda ulusumuzun tarihi görevi, beyaz ırka öncülük ederek hayatta kalmak için son haçlı seferini gerçekleştirmektir” diyordu. ” Yahudi önderliğindeki Untermenshen’e karşı bir haçlı seferi,” ya da alt insanlara.

Azov Taburu, cesareti kırılmış Ukrayna ordusuna destek vererek, kaybedilmeş birçok kritik noktanın tekrar kontrol edilmesini sağladı. Daha sonra yüzler savaşçısı Ulusal Muhafızlar’a katıldı ve birçok önemli üyesinin ceza mahkumiyetine rağmen kendi politik partilerini kurdular.

Nefret suçları uzmanı Vyacheslav Likhachev, ”Aşırı sağ, kamuoyunda kendilerini kabul ettirmek için savaşı araçsallaştırıyor ve başarmış görünüyor. Onlar, aşırı sag görüşlerin savunucuları olarak değil, Ukrayna’nın savunucuları olarak görülüyorlar.”

Bu popülarite, çok düşük oranda seçim başarısı olarak aktarılabildi.

Aşırı sağcı gruplar daha fazla oy için retoriklerinin şiddetini azaltmış görünüyorlar. Bu, yaşananlardan hoşnut olmayanların ayrılarak yeni gruplar kurmasına neden oluyor.

Şubat ayında KIIS’ın düzenlediği bir ankete katılanların yalnızca yüzde 5.8’i Svoboda’ya oy vereceklerini beyan ettiler.

UYARI: İngilizce’den Türkçeye çeviri esnasında oluşabilecek yazım, anlatım ve noktalama bozuklukları/hatalarının düzeltilmesi için lütfen uyarıda bulununuz. 

Kaynak:

Al Jazeera

After series of attacks, why is the far right ‘granted impunity’?

Çeviri: 

Enes Kahrıman

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.