FACT-FICTION / Şövalye: Asil kahraman ya da tecavüzcü, yağmacı katil

FACT-FICTION / Şövalye: Asil kahraman ya da tecavüzcü, yağmacı katil

Şövalye ruhlu, asil, onurlu, kadınların hayallerini süsleyen erkek tipi olarak kabul edilen ortaçağ’ın meşhur kurumlarından şövalyelik hakkında gerçekler neler?

Yirmi-birinci(21) yüzyılda asil, kadınlara karşı saygılı, haksızın karşısında duran, iyinin dostu kötünün korkulu rüyası olarak kabul edilen şövalyeler, ortaçağ araştırmacılarına göre pek de sanıldığı gibi değil.

Askerî mücadelelerin ve korkunç insan kıyımlarının yaşandığı ortaçağ Avrupa’sında şövalyelerin varlığı söz konusu mücadelelerde belirleyici oluyordu.

Birer paralı asker olarak görev alan şövalyeler, altın ya da savaştıkları bölgede bulunan köyleri yağmalama yetkisi verilerek ödemelerini alıyorlardı.

Araştırmacılara göre özellikle köy yağmalama esnasında çok sayıda kişinin öldürüldüğü ve tecavüz vakalarının sıkça yaşandığını belirtiyorlar.

On-birinci(11) yüzyılda Normanların İngiltere’yi fethetmeleri esnasında ortaya çıkan şövalye kurumu, Ortaçağ latincesindeki ‘atlı’ anlamına gelen ‘caballarius’tan türetilmiştir.

Ağır zırh ve silahlarla kuşanmış şövalyeler, dönemlerinin tankları olarak da adlandırılıyor.

Şiddete eğilimli şövalyeler, birçok katliam ve tecavüzden sorumlular.

Ayrıca önemli bir örnek olarak Papa III. Innocentius’un çağrısıyla Müslümanların işgalindeki Kudüs’u kurtarmak amacıyla tertip edilen dördüncü Haçlı seferi, şövalyelerin Konstantinopolis’i yağma ve işgaliyle sonuçlandı.

Konstantinopolis’te yaşananlardan sonra Papa, bütün Haçlı ordusunu aforoz etti.

Fourth Crusade
Dördüncü Haçlı seferleri esnasında işgal edilen Konstantinapolis’in Şövalyeler tarafından işgali

Hatta neden oldukları vahşi olaylar, şövalyelere birtakım sınırlamalar getirilmesi için arayışlara neden olmuş ve sonunda şövalyelik kuralları olarak sa bilinen bir ve günümüzde de edebiyat dâhil olmak üzere çok farklı alanda kullanılan sınırlamalar getirilmiştir.

Sınırlama getirilmiş olması her şövalyenin uyduğu anlamına gelmiyor. Nitekim yüz yıl savaşları esnasında bile şövalyelerin tecavüz, katliam ve yağma faaliyetlerine karıştığı biliniyor.

Popüler kültüre edebiyat aracılığıyla giren asil, kadın ruhundan anlayan şövalye düşüncesi hâlâ tarihi gerçeklere zıt haliyle kabul görüyor.

Enes Kahrıman

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.