EXODUS / Körfez Arapları ülkelerini terk ediyor

EXODUS / Körfez Arapları ülkelerini terk ediyor

Körfez ülkelerinde yaşayan binlerce Arap, ülkelerini terk ederek Batı’ya göç ediyor.

Geçen hafta Tayland’da Suudi Arabistan’ın talebiyle bir süre tutulan Rahaf Muhammedin yaşadıkları, gözleri Körfez ülkelerinden kaçan binlerce kişiye çevrilmesine neden oldu.

Tayland makamlarının kendisini Suudi yetkililere teslim etmesi halinde, üst düzey bir görevli olan babasının kendisini öldüreceğini belirten Rahaf, sosyal medya hesabından uluslararası kamuoyuna yardım çağrısında bulunmuştu.

Kanada’nın devreye girerek iltica hakkı verdiği Rahaf, hafta içerisinde Kanada’ya ulaştı. Kendisini Bakan seviyesinde karşılayan Kanada, otoriter rejimlerin tepkisini çekti.

Suudi Arabistan‘dan kaçanların tamamını Rahaf gibi aile baskısından kurtulmak isteyenler oluşturmuyor. Siyasi sebeplerden terk edenlerin oranı da bir hayli yüksek.

Birleşmiş Milletler mülteci ajansının verilerine göre göre 2017 yılında 815 Suudi Arabistan vatandaşının Iltica talebi kabul edildi. Verilen sayı tek başına yüksek olmasa da önceki yıllarla karşılaştırıldığında trajik bir büyümeyi gösteriyor: 2012 yılına göre yüzde 318’lik artış kaydedilmiş.

Kaçış trendi sadece Suudi Arabistan ile sınırlı değil. Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşları da 2016 yılında, 2012 yılına göre üç kat yüksek “iltica talebinde” bulundu. Coğrafya ve nüfus olarak küçük Katar ise aynı süre zarfında iki kat artış gösterdi.

Muhammed Bin Salman ve Cemal Kaşıkçı

Söz konusu kaçış halinin Duydular Arabistan veliaht prensinin nam-ı diğer testere’nin uluslararası kamuoyunda tanınmasından sonra da gelişmiş değil. MBS’den önce de vardı.

Özellikle 2011 yılında başlayan ve Arap coğrafyasında birçok değişime neden olan “Arap Baharı” sonrası paranoyaklaşan Körfez’in zengin krallıkları kendilerini korumak için nefes almayı bile zorlaştıracak adımlar attılar.

Birleşik Arap Emirlikleri, basına da yansıyan İsrailli teknoloji firmalarından sofistike gözetleme ve istihbarat araçları satın aldi. Katar ise kötü amaçlı kullanıma açık “siber suçlar” yasasını devreye soktu.

Arap ülkelerinde, özellikle de körfez ülkelerinde Politik Aktivizm ağır bir şekilde cezalandırıldı ve cezalandırılıyor.

Eski bir Suudi Arabistan devleti çalışanı ve gazeteci Cemal Kaşıkçı, Ekim 2018’de giriş yaptığı Suudi Arabistan’ın Istanbul konsolosluğundan bir daha çıkış yapamadı.

Türkiye ve birçok Batılı ülke, Kaşıkçı’nın vahşice katledildiğini dile getirdi. Ilk başta iddiaları kabul etmeyen Suudi makamları, daha sonra kabul etmek zorunda kaldılar.

Kaşıkçı’nın öldürülmesi, bir şekilde Körfez ülkeleriyle, daha doğrusu kendi ülkeleriyle ters düşenlerin dünyanın hiçbir yerinde güvende olmadığını da gösteriyor.

Kaynak: BM Göçmen Ajansı, The Economist

Enes Kahrıman

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.